Management Centre Türkiye’nin (MCT) geleneksel olarak düzenlediği İnsan Kaynakları Zirvesi, bu yıl Vodafone’un stratejik ortaklığında, Finansbank, Garanti Emeklilik ve kariyer.net sponsorluğunda yapılacak. 15 – 16 Şubat 2012 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek ...
SİYAD ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULUYOR
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) 44. Türk Sineması Ödülleri Töreni, 16 Ocak gecesi Harbiye Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda gerçekleştirilecek.Türkiye'de 2011 yılında vizyona giren bütün yerli yapımların 11 farklı dalda değerlendirileceği 44. SİYAD Türk Sineması Ödülleri Töreni'nde 2011 yılı boyunca sinemalarda gösterime giren bütün yabancı yapımlar arasından eleştirmenlerin seçtiği ''En İyi Yabancı Film'' de açıklanacak.
TEST İSTANBUL 2012
Yazılım Test ve Kalite Derneği tarafından düzenlenen TestIstanbul Konferansı’nın üçüncüsü, 24-25 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. Konferansın teması, “Test Automation For a Better Faster Software” olarak belirlendi. Tüm dünyadan bilgi teknolojileri profesyonellerini bir araya getirecek olan konferansa binden fazla katılımcı bekleniyor
DANSIN PİCASSO'SU İSTANBUL'DA
“Dansın Picasso’su” olarak anılan Martha Graham tarafından kurulan Martha Graham Dans Topluluğu, iki ayrı gösteriyle 27 ve 28 Ekim akşamı İstanbullu sanatseverlerle İş Sanat’ta buluşacak.Graham’in 1926 yılında kurduğu topluluk, Amerika’nın en eski ve köklü dans topluluğu. Dansa getirdiği yenilikler ve etkilerinden dolayı ‘dansın Picasso’su’ olarak anılan Graham, modern dansın hareket terminolojisini genişletmesiyle de tanınıyor.
AYDIN DOĞAN KARİKATÜR YARIŞMASI SONUÇLANDI
Sunuculuğunu Korhan Abay’ın üstlendiği törende Zafer Gündoğdu-Ceren Gündoğdu Topluluğu mini bir konser verdi. Gecenin açılış konuşmasını Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı yaptı.
AVRUPA İNSAN YÖNETİMİ KONGRESİ
Bu yıl 40. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Türkiye Personel Yönetim Derneği (PERYÖN), Avrupa İnsan Yönetimi Kongresi'ni 20 yıl aradan sonra ikinci kez Türkiye'ye getiriyor. 28-30 Eylül tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda ikinci kez yapılacak kongreye 2 binden fazla İK uzmanının katılması bekleniyor.
CARDIST 2011
İki büyük sektörün ve bu sektörlere ait uygulamaların bir araya gelmesiyle önemi daha da artan Cardist, bu yılki teması "BANKACILIK MOBİL PLATFORM İLE BULUŞUYOR” ile NFC tabanlı uygulamaların tanıtılacağı ve bu konuda tartışma platformları ve sunumların yapılacağı bir etkinliğe 4-6 Mayıs tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında sahipliği yapacak.
PROFESÖRLER ŞİMDİ LİSELERDE
Üniversitelerin eğitim ve araştırmanın yanı sıra topluma fayda sağlama misyonlarının da olduğu düşüncesinden yola çıkan İstanbul Şehir Üniversitesi, liselere yönelik uzun soluklu bir proje başlattı.
EMİTT 2011
Bu yıl 15.si düzenlenecek olan EMITT fuarı 10-13 şubat tarihleri arasında TÜYAP'ta gerçekleşecek.Fuarın katılmıcıları arasında Seyahat Acentaları, Oteller, Belediyeler, Valilikler, İl Kültür Turizm Müdürlükleri, Turizm Bakanlıkları, Araç Kiralama Şirketleri yeralıyor.
İSTANBUL TASARIM SEMPOZYUMU
2012’de gerçekleşecek İstanbul Tasarım Bienali'nin ön etkinliklerinden ilki olan İstanbul Tasarım Sempozyumu’nda “Neden Tasarım, Neden Bienal?” sorusu ekseninde Tasarım ve Genetiği, Tasarım ve Mikro-bileşenleri, Tasarım ve Makro-bileşenleri, Tasarım ve Kent konuları irdelenecek.
CONTEMPRORARY 2010
Türkiye'de bugüne kadar yapılan en geniş kapsamlı "modern ve güncel sanat" etkinliği olan Contemporary İstanbul, 25-28 Kasım 2010 tarihleri arasında Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında beşinci kez seyircilerle buluşacaktır
Milletçe daha önce de krizler yaşadık. 2001 krizi, depremde yaşadığımız büyük şokta önemli bir travmayı oluşturmaktadır. Şimdi içine girdiğimiz bu kriz daha önce yaşadıklarımızdan güçlü olacağa benziyor. Bu kriz Amerika'da başladı. Şimdi yoğun bir biçimde tüm dünyayı etkilemektedir. Özellikle gelişmekte olan bizim gibi devletlerde daha etkili olacağı düşünülmektedir.
İnsanla ilgili sorunların temelinde ekonomik sıkıntıların yattığını söyleyebiliriz. Eşini öldüren bir adam cinayet işlemiş.Bu cinayetin nedenlerine baktığımızda cinayeti işleyen kişinin işsiz olduğunu görebiliyoruz. Bazı durumlarda ise cinayeti işleyen kişinin psikolojik olarak rahatsızlanmış olduğunu görebiliyoruz. Kişi psikolojik olarak hastalanmış. Ne kendisi, ne yakın çevresi onun rahatsızlandığını anlayamamış. Burada işin içine yine ekonomik zorluk giriyor. Kişi ve çevresinde bulunan kişiler psikolojik rahatsızlığı anlayamamışlar ve zamanında tedavi hizmeti almamışlar. Böyle bir durumda hem parasızlık hem de eğitimsizlik devreye girmiştir. Sonuç olarak eğitimsizlikte parasızlığın sonucunda ortaya çıkar. Psikolojik rahatsızlıkların tanınması, bilinmesi eğitimle olmaktadır. İşsizlik kişileri olumsuz yollara itebilir. Sadece Türkiye'de değil tüm dünyada böyle zorlu dönemlerde suç oranlarında da artışlar görülmektedir. Yakalanan bir suçlu işsizlik canıma tak etti diye feryat etmektedir. Kişi işsiz kaldığında kendisini değersiz, güçsüz, beceriksiz ve suçlu hissetmeye başlamaktadır. Kendisini değersiz başarısız hisseden kişiler daha kolay suç işleyebilirler. Kendisinin ait olduğu bir kurum olan kendisini o kuruma karşı da sorumlu hissettiğinden kendini kontrol eder. Özellikle büyük şehirlerde kişiler kendilerini yalnız hissettiklerinden dolayı işsiz kaldıklarında suça yönelmeleri daha kolay olur.
Kişiler kriz dönemlerinde yalnızca suç oranları artmaz. Kişiler kendilerini mutlu, huzurlu rahat hissetmediklerinden dolayı psikolojik rahatsızlıklara daha kolay girebilirler. Psikolojik rahatsızlık bazen kontrolsüz öfkeyi bazen de intihar düşüncesini getirebilmektedir. Kişinin ruhsal sağlığı da fiziksel sağlığı kadar önemlidir. Krizli dönemlerde hem fizik sağlık hemde psikolojik sağlık tehlikeye girer. Psikolojik sağlığın tehdit altında ve bozulmaya başladığını uykumuzun bozulmasıyla anlayabiliriz. Bu sadece bizim değil, yakın çevremizdeki kişilerin de uykuları bozuldu ise onlarla konuşmak, mümkünse bir psikolojik destek almaları için onları yönlendirmeliyiz. Bizim toplumumuzda hala psikolojik tedavi veya destek olumsuz olarak algılanmaktadır. Böyle algılandığı için kişiler psikolojik destek almaktan kaçınmakta, rahatsız olmakta hatta utanmaktadırlar. Bu sadece rahatsızlanan kişide değil onun yakınlarında ve tüm toplumda da var olan bir toplum baskısına dönüşebilmektedir. Bu baskı zaten tedavi konusunda sıkıntıya düşmüş kişiyi daha da korkutabilmektedir.
Bu gibi konularda internet bize yardımcı olacaktır. Sadece kaç kişinin internete ulaşabilme imkanı vardır. Bizim gibi gelişmekte olan toplumlarda internet, eş bulma, cinsel erişim sitelerine bakma gibide kullanılabilmektedir.
Biz psikologlar kişilerin sorunlarını çözmekte bize gelmediklerinden şikayet ederiz ve üzülürüz. Psikolojinin dışındaki branşlara baktığımızda ise durumun pek farklı olmadığını görürüz. Diş doktoruna, jinekologa,kulak burun boğaz veya göz doktoruna da gitmekte gecikiriz. Hatta bıçak kemiğe dayandığında gideriz.
Günümüzde pek çok özel hastane açılıyor. Bu hastanelerin işlevlerinden biri de kişileri hastalıklar konusunda bilinçlendirmek olmalıdır.
İnsanoğlu bu uzun süreceği düşünülen krizden nasıl daha az hasarla çıkabilecektir.
Hoşgörü, dayanışma, yardımlaşma, dikkatli bir bütçe ayarlamasının yapılabilmesi gereken işlerdir. Güçlü bir krizin içinde olduğumuz her zaman düşünülmeli ve ilişkiler buna göre değerlendirilmelidir. Krizin düşündüğümüzden de uzun sürebileceğini de hesap etmeliyiz. Yakın dostlarımızda ilişkilerimizi artırmalıyız. Konuşmak, paylaşmak bizi rahatlatır, yükümüzü hafifletir.Çevremizle ilişkilerimizde hoşgörülü olmalıyız. Sıkıntılarımızda çıkmazlarımızda psikolojik bir destek almayı geciktirmemeliyiz. Müzik dinlemek, sevdiğimiz şeyleri yapmaya çalışmak kendimizi kısa süreli de olsa iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Minik minik iyi hislerimiz bizi duygusal güçlenmeye doğru götürür. Böyle durumlarda böyle minik keyif hallerini çoğaltmak veya uzatmak yapılması gereken en doğru ve en kolay adımdır.